Amos ile ilgili bilinmesi gerekenler

Bu yaz yolunuz bir şekilde Marmaris’e düştü ancak yüzmeye gidebileceğiniz, plaj ve denizi muhteşem sayısız koylardan hangisini tercih edeceğinizi bilemiyor musunuz? Öyleyse bizden size tavsiye, daha önce denemediyseniz Marmaris’teki koylardan Amos koyu sizin için en doğru tercihlerden biri olacaktır.

Kumlubük beldesindeki Turunç sokağında yer alan bu muhteşem koy, denizinin güzelliği ile olduğu kadar denizin kıyısındaki dik sahilin güneyinde yer alan tepe üzerine kurulu antik şehri ile de hatırı sayılır bir ün elde etmiştir. Öncelikle bu tepeye kolayca tırmanabileceğinizi belirtelim. Tepeye çıktığınızda uzun yıllar önce kazı çalışmaları durdurulmuş ve o zamandan beri tek bir çivi dahi çakılmamış antik şehrin harabelerinde yürüyüş yapıp tarihin tozlu sayfalarında ufak bir keşfe çıkabilirsiniz. Farklı açılardan güneşin doğuşu ile batışını seyrederken üzerinde bulunduğunuz toprakların ne denli zengin bir tarihe sahip olduğunu düşündüğünüzde büyüleneceksiniz. Amos Antik Kentinin şehir merkezinden yalnızca 25 Km uzaklıkta olduğunu, dolayısı ile aracınız vasıtası ile yalnızca 15 dakikada ulaşabileceğinizi hatırlatmak isteriz.

Bu küçük ve sevimli koy, rengarenk çakıl taşları ile dolu uzun plajı ve masmavi berrak denizi ile son yıllarda tüm yerli ve yabancı turistlerin buluşma noktası haline gelmiştir. Dolayısı ile oraya sabahın erken saatlerinde ulaşmanız halinde, şansınız da açık ise sahilde güzel bir yer bulup güneşlenmeye başlayabilirsiniz. Ancak biraz geç kalmanız halinde, görülmeye değer plajı ve pırıl pırıl denizi sebebiyle tüm gezginlerin uğrak noktası olan bu plajda yer bulmanız imkansıza yakın olacaktır…

Sahilde bulunan restoranda sıcacık pita ekmeği ve çeşitli mezelerle iştah açıcı bir başlangıç yapabilir, hem yöresel hem de dünya lezzetlerinin mevcut olduğu zengin menü içeriklerinden kendinize ufak bir ziyafet çekebilirsiniz. Yerel halkın işlettiği küçük marketlerden serinletici içecekler alarak sahile dönüp sıcacık güneşin altında buz gibi içeceğinizi yudumlarken güneşlenmeye devam edebilirsiniz.

Amos’un geçmişine bakacak olursak; antik çağlarda Rodos’un en önemli şehirlerinden biri olan Amos, Helenistik dilde “ Ana tanrıçanın tapınağı” anlamına gelmektedir. Yine Helenistik dönemde Samnaios ismi ile anılan tanrı Apollon, bu kentin baş tanrısı sayılıyor. Tepe üzerinde kurulan antik kentin etrafı 1,8 metre kalınlığında ve 3,5 metre yüksekliğinde kulelerle desteklenmiş surlarla çevrilmiş. Helenistlik devirden Doğu Roma dönemine kadar sürekli yerleşim gören Amos antik şehrinin, günümüzde ayakta kalabilmiş en önemli yapısı tiyatrosu. Amos, çevresindeki koyları görebilen hakim bir noktada kurulmuş. Güneşin doğuşu ve batışını seyredebilme imkanı sunan antik kentte, teraslar da yer almakta. Rodos’un karşı yakasının önemli yerleşmelerinden sayılan ve günümüze kadar kazı çalışması yapılamayan Amos Antik Kenti’ndeki tiyatroya iki ayrı kent suru aşarak ulaşabilmeniz mümkün.

Amos’un tarihine de kısaca değinelim, 1948 yılında Prof. Dr. George Ewart Bean tarafından yapılan kazılarda ortaya çıkarılan, milattan önce 2. yüzyıla ait kira sözleşmeleri, Amos’un 2 bin 200 yıllık bir geçmişi olduğunu kanıtlayan en önemli belgeler olarak tarihe geçmiştir. Amos kenti, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 14 Ekim 1978 tarihli kararıyla Birinci Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilmiştir.

Daha önce Amos’u ziyaret etme fırsatınız olmuş muydu? Hayır mı? Peki çok yakında gelip görmeye ne dersiniz?

Öyleyse ilk fırsatta bize ulaşın, sizin için bu eşsiz antik kente bir gezi düzenleyelim…